Escape etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Escape etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2014 Cuma

Ílk heyecan

Giant'in magazasindan eve gelir gelmez, bisikletler onceden belirlenmis istirahatgahlari "kapali balkon"a park edildiler. Turkiye'de bisiklet hirsizligi sektorunun oldukca gelismis olmasi, apartman boslugu denen karadelikte hirsizlar olmasa bile apartmanin cocuklari ve merakli komsularin bisikletler icin yeteri kadar tehdit unsuru yasatacak olmasi, bisikletler icin en mukemmel garaji "kapali balkon" yapiyor. Bence bisikletiniz var ise, her eve bir kapali balkon lazim. (Mustakil eviniz ve garajiniz varsa, en guzel birsey tabii)

Parkedilen bisikletleri biraz ortama alismalari icin yalniz biraktik. Soylemeye gerek var yok sanirim, soldaki benim Defy, sagdaki Bilinc'in Escape 3W'si.




Bisikletler eskiden de mi boyleydi yoksa yeni bisiklet teknolojisi gelisti de mi boyle olmaya basladilar bilmiyorum ama yeni bisiklerdeki denge unsuru cok acayip. Sadece arka tekeri duzgun bir sekilde yaslayarak bisikletleri ayakta tutabilmek mumkun. (Yol bisiketinde zaten olmuyor da, Bilinc'in bisikletinde bile Bisiklet ayagi denen naneye gerek duymadik pek) 

Bununla beraber "bisiklet sehpasi" denen aparata gene de ihtiyac oldugunu, sonralari temizlige gelen kadin balkona kova, bez vs almak icin sorti yapip bisikletleri devirince tecrube ettik. 

Bisikletin gidonunun beyaz olmasina bayilmistim, ancak biraz cabuk kirlenecek gibi duruyor. Aslinda durmuyor, durmadan kirleniyor, lekeler de kolay cikmiyor. En cabuk degisecek parcalardan birisi gidon bandi olabilir yakin zamanda.




Bu daha panaromik bir goruntusu. Bisikletin ustunde gelen Giant S-Elite jant setinden ve S-R4 lastiklerinden oldukca memnun oldugumu soyleyebilirim. Jant saglam bir goruntu verdi, gobek sessiz (bu belki bazilarinin sevmedigi birsey olabilir) ve akiciligi cok ama cok iyi. Cogu kez bisiklet yolunda hizi aldiktan sonra metrelerce pedal cevirmeden gittigim oldu. Desensiz S-R4 lastiklerden basta endiselenmistim yol tutusu zayif olabilir sebebiyle ama simdiye kadar yola tutunmayla ilgili bir sey yasamadim, oldukca sessiz, simdilik saglam (patlama henuz olmadi) ve surtunmeden az etkilenen bir lastik gibi geldi bana.




Onden.. Balkonun malumunuz hali yuzunden biraz maymunluk yapmak gerekti bu fotografi cekerken. Frenler Tektronun klasik TK-R312 yol frenleri. Dozajlamasi biraz zor, ozellikle gidon yerine elciklerden tutarken sert geliyorlar. Droplardan tutarken cok daha kolay frenlemek. 




Top Tube'de ne kullandigimizi unutursak diye Defy diye yazmislar..




Asfalttan gorunum.. 




Sele konusunda kararsizim. Yol bisikletleri, dogasi geregi konforlu degiller, dolayisiyla Defy da bu gelenegi bozmuyor. Ilk kullanista popomda yasadigim tatsiz tecrube daha aksamina en yakin spor magazasi InterSport'a gidip su "pedli tayt"i almamla neticelendi. (aklinizda olsun nette 89 TL olan tayt nedense magazada 99 TL)

Artik pedli taytla suruyorum, ilk anlar bir miktar rahatsizlik verse de uzun kullanimlarda seleye alisip rahatsizlik duymuyorum. Ama arka kismi biraz daha genis bir sele belki daha konforlu olabilir. Bu arada sevgili Romalilar, yol bisikleti suruyorsaniz, Pedli Tayt sart oglu sart.

Defy'yi secmemde en onemli kriterlerden bir tanesi bunun safkan bir yol (yaris) bisikletinden ziyade harika bir giris seviye endurance bisiklet olmasiydi. Bunda en buyuk etken de Giant'in Compact Road Design'i. Bisikletin sportif karakteristigini bozmadan ayni zamanda daha konforlu bir durus pozisyonu edinebiliyorsunuz kendinize.



Arka aktarici ve arka masa kismina gelirsek. Defy yazisina dikkatli bakarsaniz E harfinin ustunde bir onceki yazida anlattigim kucuk kazanin etkilerini gorebilirsiniz. Kaldirim tam oraya geldi zaten. Chainstay uzerinde de Giant'tan aldigim sticker koruyucu var. Gunesi ve sicagi gorunce sagindan solundan acilmaya basladi, duzeltiyorum ama omru cok surmez gibime geliyor.




Gene iki kafadar ilk gunun yorgunlugunu atiyor. Lastigin desensiz yapisini gorebilirsiniz.




Bu da malumunuz bayan Giant. Liv deniyor bayan uretimlerine. Bilinc de yillardir bisiklet kullanmamasina ragmen oldukca hesapli olan bu modelle sorunsuz bir sekilde sehir icinde benimle pedal salliyor (ustundeki aktaricilar vs. simdilik vasat Tourney'ler, ileride degistiririz onlari da artik)




Bisikletin su anda ustundeki aksesuarlarin bir cogunu sonradan aldim. Onlari da baska bir konuda ayrica irdeleyecegim artik. Yemek siparim geldi...

4 Haziran 2014 Çarşamba

Yine, yeni, yeniden..

Uzun araştırmalar, araştırmalara lezzet katan yeni dostluklar, uykusuz geceler, istişarelerden sonra bisikletleri 3 Mayıs 2014 Cumartesi günü gittik aldık. Bana Giant Defy 3, Bilinç'e de Giant Escape 3W.

Yillardir bisiklet kullanmayan birisi icin yol bisikletine alismam kolay olmadi. Surusu sert, bir de ustune benim gibi tedirgin guvercin modunda oldugunuz zaman kendinizi kastiginizda, iyice konforsuz bir hal aliyor. Hal boyleyken Giant'lara atlayip Giant mağazasının bulunduğu Goztepe'den Kozyatağı Bayar caddesindeki eve olan yolculgumuz basladi.

Trafige bisiklet ile ciktiginiz zaman farkediyorsunuz ki Istanbul'da trafik rezalet. Ne kadar fazla araba varmis, anlamak istiyorsanız bisiklete binin! Tum sokak aralari tercihlerime ragmen araba trafiginden kurtulamadim. Bir de arkanizdan sizi takip eden bir kiz arkadasiniz olunca akliniz da onda kaliyor. Trafige bak, yola bak, kiz arkadasa bak. Isvicre cakisi modunda gitmek gerekiyor. Ilk yol bisikleti deneyimine paldir kuldur kilitli (SPD) pedal ile baslamayayim dedim. Ama ustundeki kalpiye pedallar dahi beni zorlamaya yetti. (Ne pedalı diyenler için bakınız aşağıdaki resimler)



Kalpiye Pedal
Kilitli Pedal

Eklemeden geçemeyeceğim, kalpiye pedal ile başlamanın sonralarında çok faydasını gördüm. Kurtarması SPD'den daha kolay değil, ama alışması ve uygulaması daha kolay, yeri geldiğinde kullanmama gibi bir lüksünüz var ve reflekslerinizi buna uygun geliştirebiliyorsunuz. Bir miktar daha kullanıp SPD'ye rahatlıkla geçebileceğimi düşünüyorum.

Sahrayicedit'in orda bir kavsaktan gecerken sagolsun kavsakta oldugum halde baska bir arac bana yol vermedi. Onun gecmesini bekleyip gectim, ama aklim gene arkada kaldi. Yavaslayip arkama bakayim derken, yol kenarindaki babalara basayim dedim, iskaladim, kalpiyeden ayagimi cikartip destek alana kadar ayagim bosluga denk geldi ve gum! Yerde degilim ama bisiklet yerde. Hasar tespiti: Zor gorunse de hafif cizikler. Daha dur, 20. dakikada olmasi biraz canimi sikmadi degil. Iyi tarafindan bakalim, cok da yavas olmayan bir dususe gore kadronun boya kalitesi iyi. Daha derin cizikler ve zedelenmeler bekliyordum.

Neyse, hem bu daha ne ki? Kimbilir kac kere dusecegiz, muhtemelen de daha sert. Hem daha bu isin SPD pedal tarafi var. Isin o kisminin basinda dusmek esyanin tabiati zaten.

Dustugumden midir nedir, sonrasinda guvenim yerime geldi. Daha rahat kullanmaya basladim, kendimi kasmayi birakip. Erenkoy'un arka sokaklarinda vizir vizir ilerledik. Insanlarin gulumseyerek bakmalari cok guzel bir duygu. Trafik de her ne kadar yogun olsa da, arabalarin yanimizdan dikkatli sekilde geciyor olmalarina da sasirmadim degil. Hatta bir isikta beklerken baska bir araba yanimiza girebilecegi halde arkamizda bekledi isigi. Aferin sana araba. Sanirim bu tip davranislarda hem cok dikkatli kullaniyor olmamiz, hem de her ikimizde de eldiven, kask, forma gibi kiyafetlerin var olmasi da etken.

Velhasil, bisiklet maceram boylece baslamis oldu. Pedal cevirmeyi, ruzgarin suratima vurmasini, yerin titresimini hissetmeyi ozlemisim.